Kovan
KOVAN

Sözcükte Anlam Sözlüğü

MEB SÖZCÜKTE ANLAM SÖZLÜĞÜ

A
  • AĞDALI: Bilinmeyen kelimelerden oluşan, anlaşılması güç
  • AHENK: Uyum
  • AKTÜEL: Güncel
  • ALAFRANGA: Avrupa kültürüne özgü olan, Frenklerin töresi
  • ALATURKA: Türk geleneklerine uygun olan
  • ANAÇ: Verimli, deneyimli, şefkatli, kurnaz
  • ANONİM: Yazanı veya söyleyeni belli olmayan
  • AKICILIK: Kelimelere takılmadan okumak, telaffuzun kolay olması
  • AÇIKLIK: Anlamın net olması,kelimelerin gerçek anlamıyla kullanılması
B
  • BANAL: Herkesçe kullanılan, bayağı, sıradan
  • BASMAKALIP: Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, klişe
  • BETİK: Yazılı olan şey, kitap, mektup vs.
  • BİÇEM: Üslup, bir metnin dili, nasıl anlatıldığı
  • BİLİNÇ AKIŞI: Düşüncelerin arka arkaya birbirini izlemesi
  • BURJUVA: İmtiyaz sahibi, kentli, soylu
  • BULGU: Araştırma sonucu ortaya çıkarılan sonuç
Ç
  • ÇAĞDAŞ: Aynı çağda yaşayan, bulunulan çağın anlayışına uygun olan
  • ÇAĞRIŞIM: Hatırlatma, bağlantı kurma
  • ÇALAKALEM: Gelişigüzel, durmadan yazmak
  • ÇELİŞKİ: Sözlerin ve davranışların birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks
  • ÇİÇEĞİ BURNUNDA: Yeni, taze
D
  • DEJENERE: Bozulmuş, yozlaşmak
  • DEVİNİM: Hareket (öyküleyici anlatımda görülür)
  • DİKTE ETMEK: Yazdırmak için söylemek, zorla kabul ettirmek
  • DİNAMİK: Canlı, etkili, hareketli
  • DİNGİN: Sakin, durgun, hareket etmeyen, yorgun
  • DOĞAÇLAMA: Birdenbire, düşünmeden konuşmak, irticalen, doğaçlama, tuluat
  • DURULUK: Gereksiz sözcüğün kullanılmaması
E
  • EBEDÎ: Sonsuz
  • EĞRETİ: Geçici, iyi yerleşmemiş
  • EMPOZE: Dayatmak
  • EREK: Amaç, gaye, hedef
  • EVRENSELLİK: Tüm dünyaya hitap edebilen
  • ETKİLEYİCİLİK: Duygu veya düşüncenin değişmesi
F
  • FENOMEN: Olay, duyularla algılanabilen şey
  • FİL DİŞİ KULEDEN BAKMAK: Herkesi küçümseyip kendini farklı görmek
  • FİRAK: Ayrılık
  • FURYA: Olağandan çok olma durumu
G
  • GEM VURMAK: Engellemek
  • GEMİ AZIYA ALMAK: Söz dinlemez olmak
  • GÖRECELİ: Kesin olmayan, kişisel, izafi
  • GÜNAŞIRI: İki günde bir
I-İ
  • ISKARTAYA ÇIKARMAK: Değersiz bulmak, kenara ayırmak
  • İÇERİK: Konu, bir metinde anlatılan muhteva
  • İLİNTİ: İlişki, ilgi
  • İMA: Dolaylı, üstü kapalı anlatma
  • İMGE: Hayal, hülya, söz sanatı
  • İNZİVA: Toplum hayatından kaçıp tek başına yaşamak
  • İRDELEMEK: Araştırmak, incelemek
  • İRONİ: Bir şeyin tam tersini kastetmek
  • İŞLEV: Görev
  • İVEDİ: Acele, acil
K
  • KALICILIK: Değerini kaybetmeyen, unutulmayan
  • KANI: İnanç, düşünce, kanaat
  • KANIKSAMAK: Etkilenmez olmak, alışmak
  • KELLİ FELLİ: Kılığı kıyafeti düzgün, olgun ve gösterişli kimse
  • KURGU: Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluşan eser
M-N
  • MİHENK: Bir şeyin değerini anlamaya yarayan ölçüt
  • NAHİF: İnce duygulu, hassas
  • NAİF: Saf, deneyimsiz
  • NESNEL: Kişisel görüş barındırmayan, objektif
  • NÜKTE: İnce anlamlı, düşündürücü espri
Ö
  • ÖYKÜNMEK: Taklit etmek
  • ÖZDEŞ: Aynı olan, eşit olan
  • ÖZGÜNLÜK: Kimseye benzememe, orijinal olma
  • ÖZLÜLÜK: Yoğunluk, derinlik, az sözle çok şey anlatmak
  • ÖZNEL: Kişiden kişiye değişen, subjektif, enfüsi
  • ÖZVERİ: Fedakârlık
P
  • PAPARA YEMEK: Azar işitmek
  • PARALAMAK: Dövmek, hırpalamak
  • PAYANDA: Destek
R
  • RAYİÇ BEDEL: Piyasa fiyatı
  • REALİTE: Gerçeklik
  • RİYAKÂR: İkiyüzlü
S
  • SALIK VERMEK: Tavsiyede bulunmak
  • SALT: İçinde yabancı öge bulunmayan, yalnızca
  • SAPTAMAK: Tespit etmek
  • SAV: İddia
  • SUGÖTÜRMEZ: Kesin, doğruluğu kanıtlanmış
  • SÜREĞEN : Ne kadar süreceği belli olmayan, kronik
  • SÜRÜKLEYİCİLİK: Bir metnin ilgi çekmesi, okuma isteği uyandırması
V
  • VAKA: Olay, hadise
  • VEHMETMEK: Yersiz korkuya, kuşkuya düşmek
T
  • TEKDÜZE: Aynı biçimde devam eden, değişmeyen, monoton, yeknesak
  • TUMTURAKLI: Gösterişli, kulağa hoş gelen ama anlama bir şey katmayan
  • TUTARLILIK: Aralarında çelişki bulunmayan, insicamlı
Y
  • YAKINMAK: Şikâyet etmek
  • YADIRGAMAK: Kendine yabancı gelen bir şeye ısınamamak
  • YADSIMAK: İnkâr etmek
  • YALIN KAT: Tek katı olan, yüzeysel, üstünkörü
  • YALINLIK: Süsün olmaması, söz sanatının kullanılmaması
  • YAZINSAL: Edebî
  • YEĞLEMEK: Bir şeyi diğerinden üstün tutmak, tercih etmek
  • YELTENMEK: Yapamayacağı bir işe girişmek, özenmek
  • YENİ YETME: Ergen, toy, acemi, körpe
  • YETİ: Meleke, bir işi yapabilme yeteneği
Z
  • ZANAAT: El ustalığı gerektiren işler, beceri gerektiren iş
  • ZARURİ: Zorunlu, gerekli
  • ZİKZAK: Sık sık fikir değiştiren, istikrarsız
  • ZİYADE: Çok, daha fazla